"burdasaklaniyorum.blogspot.com" dayım. beklerim :)

algı kapılarım açık olduğu zaman kurander yapıyo.


* BEN
* ESKİLER
Son Yazılar
- acı
- erotizm
- hanım, karizmamı geri ver!
- ne giysem
- kültür sanat kuşağı
- şifreli
- büyük keşif
- içimizdeki çocuklar ve gerçek benler
- ana britannica
- yıllar sonra
- yetenek kaybı
- başık bulamadım. okuyunca sen de hak vereceksin canım okuyucu, b
- yaza kaçış
- itiraf ediyorum
- gemi azıya almak
- tembellikte üstüme tanımam
- nooldu
- sarızeybek
- güz modu
- severim-sevmem
meyl etmek isteyene: saklanmiyorum@mynet.com

hanım, karizmamı geri ver!

-Öhöm öhöm. Arkadaşlar hoşgeldiniz! 8)
-şak şak şak.... hoş bulduk saklanbacımız!
-ay valla ne desem boş. Ortaya bu fikri atarken böyle hemencecik gerçekleşeceğini de pek sanmıyordum. Ne yalan söyliyim siz toplaşıp geliyoruz diyince.... elim ayağım dolaştı.
-sakin.. saklanbacım sakin.. Yabancı yok.. aramızda..
-e hi. Biliyorum ataletim. Yok zaten yabancılıktan değil. Hani hiç görüşemedik ya yüz yüze. İlk görüşmeden önce azıcık forma gireyim, şekil yapayım kendime dedim. Ne zamandır niyetim de var zaten. Fırsat bu fırsat ‘2 günde hızlandırılmış süper yoga’ kursuna gittim. Ondan oldu. Bi acayip hareketler, bi bişeyler... elim ayağım, kolum bacağım birbirine dolaştı. Sırt ağrım coştu, belim koptu. Bişey de hazırlayamadım size. fundam yaptı her şeyi.
-vişne kavurma.. görünce.. anladım ben.. zaten..
-ivit. Fundamın özel tarifi. Ama makarnayı ve şu diyet künefeyi de şiddetle tavsiye ederim ha!
-şu çerkes tavuğunu da benim için mi yaptın fundam!
-hiişşttt cidooo.. olmuyo ama.
-ne oldu saklanbacım?
-funda de, geckalmayan de, çıtırın annesi de, ressamanım de, ama fundam olmaz, lütfen! Kıskanırım. Benim fundam o.
-allaaallaaa.. sen dolfiniM, ataletiM falan diyip duruyorsun ama. Onlar da benim o zaman.
-o başka o başka.
-ne başka! o zaman çerçey benim. Fundayı vereyim çerçeyi alayım. Nerde o çerçey.. nerde nerde!!!!!
-aaaa.. kızlar! Dağıtmayın konuyu. Bebeği bıraktım geldim. Zaten dikişler örgüler, iğneler iplikler ortada kaldı. Yılbaşına yetişecek dünya kadar işim vardı benim.
-ececim, pardon, haklısın. bi balkona çıkıp hava almak ister misin?
-yok iyiyim ben. Konuya geçelim.
-evet oturum’u açalım artık diyecektim ben de zaten.
-açalım da simurgum, bi otursan sen de yaa. Oranın buranın resmini çekecem diye...cık cık cık.. sırtım ağrıyo diyorum, temizlik de yapamadım diyorum, kanepenin köşesindeki kırıntıdan, yerdeki kedi tüyünü falan zumluyorsun. Olmuyor ki ama!
-kedi sevmem ben.
-e ama çerç.....

-Kızlaaar! Ne dedim demin.
-ecem haklı kızlar, ciddiyet! Burdacığım, izninizle yönetimi ele alıyorum ben.
-aa.. neden sen.. üçüm.. temmuzum?
-e bak oturduğun koltuğa ne renk?
-turuncu!
-hah, ondan işte. Hem de ana gündem arkadaşlık, komşuluk ilişkisi kurmak sayılır bir nevi. Ustasıyım.
-eh ben de.. şu köşede.. şarabımı yudumlayayım..o zaman.. İyi oldu bu.. Zaten takvim.. organizasyonu.. yormuştu..beni..

-öhöm.. eee.. o zaman tekrar hoşgeldiniz diyerek baştan alıyorum arkideşler. Dediğim gibi evin kusuruna bakmayın. Dolfinim sen de bırak çerçeyi anacım. Kağan bebek mi sandın onu. Mıncıklama.
-ama pek tatlı bu. Buna da ayrı bi blog mu açsak? kağan bebek için açtığım gibi. Adını da “çerçey kedi şişerkene” koyarız.
-sıkma kızımın göbişini ablası.. aaaa!!!!! Konuya geçelim artık. Zaten oda küçük, sıkış tepiş kaldık. Hayır bi ankaralı ben değilim, oya’da da toplanabiliriz dedim iyi kalpli bir kız olduğu için ama..gel gör ki onun evde dünlük partisi varmış. Di mi oyası?
-kem küm.. saklanbacım. Evimin direği ile dünlük biraz asabiler bu ara. Açıkcası pek müsait değildik.
-neyse canım. Olur.....efem. şimdi ev sahibi olarak yiyecek-içecek takdimine geçmeden önce, sözü Fundama bırakıyorum. Sizlere burada toplanma amacımızı tekrar hatırlattıktan sonra, turuncumun önderliğinde faaliyete geçeriz. Fundacım:

-sevgili dostlarım. Bildiğiniz gibi çok şık bir kadın topluluğuyuz biz. Her yaştan ama esasında yaşsız, ortak zevkleri olan.... a zevk diyince, şu duvarda asılı duran suluboya tabloyu ben yaptım. Haydi eleştirilerinizi bekliyorum.
-süper
-şahane
-gözlerdeki..ışıltıya..bayıldım..geckalmayanım..
-hi hi. Mersi. O ışıltıymış gibi görünen kısım aslında çıtır kızımın tırnak çiziği. Cadı kızım kızdı ben tabloyla ilgilenince, asabı bozuldu bi pati salladı, göze ışıltı verdi. Ee.. neyse..
diyordum ki, toplanma sebebimiz bildiğiniz gibi, sevgili Alper’in hanımını keşfetmek. Şimdiye kadar aramızda bekar bir erkek gibi dolaşan, türlü çeşit hikayeleriyle bizleri güldüren, zaman olup hüzünlendiren Alper, aslında evli barklı bir adam! İşte bu adam yeri geldi ataletin kocasını, yeri geldi saklanbacımın sel’ini, zaman oldu dolfinin murtazasını, oyanın direğini falan derken herkesin özelini döktü ortaya. Bir de hodri meydan dedi. Hanımın kendisi başlı başına bir hikaye dedi. deneyin! diye de meydan okudu. Okumadı mı?
-okuduuuu!
-hah işte bu sebeple toplandık dostlarım. Amacımız arkadan dolaşıp ‘hanım’ı tanımak, çaktırmadan, gerçek alper hakkında veri toplamak. Eveeettt... şimdi komşuluk ilişkileri konusunda söz sahibi olacak tecrübedeki 3temmuzcuğuma bırakıyorum sözü:
-teşekkürler arkadaşlar.
Şimdii benim önerim açık ve net. ‘Hanım’a ziyaret.
Ellerimize hediyelerimizi alıp, bi kahve içmeye geldik diye çalalım kapısını. Oyacım sen adresi almıştın değil mi.
-evet evet. Bi kez görüşmüştük ya biz, ben o yakınlıkla adresi almıştım zaten.
-güzeeeel. O zaman hediye önerilerimizi ve beyaz yalanlarımızı hazırlayalım. E öyle çat kapı gidilmez. Bi de yalan uydurmak lazım.
Şimdi herkese soruyorum arkadaşlar. Nasıl yapalım?
Ececim senin önerin?
-ben el işi bir şeyler yapalım hediye götürelim dedim. Örnekleri de yanımda getirdim.
Jidocum:
-Aslında soğudum ben bu blog işinden ama, alper’in bıradırı tavlamak için yenge’nin yardımı fena olmaz dedim de geldim. Alıcam o bıradırı, başka yolu yok.
Dolfinim:
-zaten bi keyifsizim, canım bişey yapmak istemiyor, e kağan’ı da mıncıkla mıncıkla nereye kadar. Ben alper’in hanıma ingilizce mi öğretsem? Hem ek iş? O olmaz derseniz Murtaza’yı devreye sokarız?
Simurg:
-dava açalım! Kadına açalım, olmadı alper’e açalım! Kanuni yolları karıştırma diyorsanız fotoğraf sanatını devreye sokarım.
Oya:
-bu benim boyumla posumla da dalga geçmişti zaten, bence dava açalım evet.

Arkadaşlar, bir şeyi kaçırıyorsunuz!!! Biz kadınla iyi ilişkiler kurup aile hayatları haklarında bilgi toplayacağız yahu!
Fundacım sen söyle:
-o zaman ben alper’in bi yağlıboya tablosunu yapayım. Şu biloktaki resmini çalışırım. Sonra bu sizden mi düştü diye kadının kapısını çalarız?
Saklanbacım senin önerin ne?
-kedi seviyor mu ki kadın? Bak hiç bişey bilmiyoruz hakkında yahu! Sabırlı bi tip ondan eminim ama. Zira hala Alper’le evli, değil mi? bir de yeşil göz sevdiğine göre çerçey’i de kullanabiliriz tavlamak için kanaatindeyim.
Ataletim sen sustun? Ne diyeceksin?
-takvim.. satalım..kapıya gidip..güççlü kadınlar derneği..buğulu şarap gecesi..düzenliyoruz.. deriz..iletişim..sağlarız..
-aa.. doğru
-evet
-mümkün
-olası

O halde arkadaşlar konuyu uzatmayalım. Önerim şu. Ataletin dediği gibi bir güçlü kadınlar derneği adı altında, buğulu şarap kermesi düzenliyor olalım. Hem bu malzemeleri kullanırız, hem bahane olur, tanışma sağlarız.
-turuncum, iyi hoş da, nasıl yapıcaz? Kermes falan yok. Hadi bizim birlikteliğimizi kermes-dernek falan diye izah ettik, ama kadını neden bulduğumuzu açıklayacak bir bahane gerek. Ona yakınlaşmamız lazım üstelik bilgi almak için. Ben anlamadım. Nasıl ikna edicez ki anlatsın bişeyler.
-kim ikna eder.
-ben de onu diyorum kim ikna edecek?
-evet kim ikna edecek
-kim?
-kim işte
-arkadaşlar arkadaşlar......! sessizlik bi saniye. Who nerde?
-dolphin’e sorun. Az önce o kovalıyordu.
-dolfinim kim nerde?
-soru çift bilinmeyenli saklanbacım. Yani şöyle ki, hem kim, hem nerde aynı cümle içinde olunca olmuyor. Zaten yarısı ingilizce yarısı türkçe. Veriz hu diyebiliriz ya da kim nerde diyebiliriz ki çift bilinmeyenden dolayı cevap vermek... aa çift bilinmeyen diyince xx oluyor! Demek ki hu bir kadın!!!
-dolfinim..konuyu dağıtma..uzatma..kadını..ne yaptın..diyoruz..who..nerde..
-gönderdim.
-nereye?
-ne bileyim nereye, yolladım gitti. Alpere yazılıp duruyor, zaten yeni geldi, selamsız sabahsız girdi araya. Yolladım. Gitsin kuzusuna baksın o. Ne işi var burda he?
-e be dolfinim, oldu mu şimdi?
-kusura bakma saklanbacım, sana da sormadım ama seni bulamayınca fundaya sordum ben. O da ev sahibi sayılır deyü. O da yolla gitsin dedi.
-ama ama... dolfinim. Annemin hastalıkları konuşuyorduk mutfakta. Sen de bana gelip “yollasam mı hekimi” diyince ben de ona istinaden yolla demiştim. Bildiğin iyi bir hekim var diye?
-fundacım sordum sana ama. “yollasam mı he? Kim’i?” dedim, yolla dedin.
-aa.!...xx’ler..kızlar..dağıldık..üçüm..temmuzum..nasıl bir yöneticilik..bu..toparla..grubu..
-haha.. benden de yönetici bu kadar olur işte. Dağıldım. Biraz sokağa mı çıksak, bi yere mi gitsek?
-turuncum tamam. Ev sahibi olarak insiyatif alıyorum o halde müsadenizle.
Dolfinim git who’yu getir, onun alper’e olan zaafını kullanıcaz
kızlar.. hediyelik parçaları hazır edin, kermes havası yaratıcaz..
Fundacım alperin yağlı boyaya başla, o önemli. Ama altına funda diye imza atma.
Simurg, kaybolma.
Ataletim sana zahmet şu kadının geçmişini bi gugl’dan araştırsan sen de. Bakalım neler öğrenicez.
Hahay.. alper bey, alper bey.... kork bizden. Yeni başlıyoruz!!!!

(Bir süre sonra.. Ankara’da bir apartman önü. Apartman çevresinde kalabalık bir kadın topluluğu.)
Oya: işte burası. Verdiği adres bu.
Dolfin: burası he? Hahahaa.. tam karşıdaki pepsi’ciden belli zaten. Adam dükkanın kepengini altından yaptırmış. Artık ne kadar kazandıysa?
Atalet: alperim..natifim..kork bu kızlardan..demiştim.
Geckalmadimki: arkadaşlarım son bi bakın resme, düzeltilecek bir yer var mı?
Who: imzası düzelecek galiba. Who yazıyor ya orda?
Saklambaç: kimcim yahu kaç kere söyliycez, sen yapmışsın işte bu resmi. Öyle anlatıcaz kadına. Kocanın aşığı var hesabı. Delil yani. Bi de biraz iftira atmak zorunda kalıcaz sana ama darılmaca yok.
Who: e peki sonunda alper benim olacak mı?
Dolfin: hey allahım yaaa!!!! Ulen taktı bu kafayı he!
Jido: o değil de, bıradırı da mı çağırsaydık kermese?
Ece: kermes diyince aklıma bi anı geldi, onu anlatayım bi ara kızlar.
Simurg: pencereye bi resim zumlayıp çektim ama bi de panaromik alayım diyorum.
Geckalmadimki: arkadaşlarım, hadi hazırsak başlayalım artık. Üçtemmuzum, geliyor musun benimle.
Üç temmuz: geldim fundacım. Ataletcim sen de gel. Buğu şarap falan diyince sen iyi konuşursun. Hem gugıl bilgileri de sende.
Atalet: haydi o zaman..vakit..tamam.

(Apartmanın bir katı, bir kapının önü)
-zıırrrr..zııırrrrr..tok tok tok....
-buyrun?
-merhaba hanımefendi. Kusura bakmayın rahatsız ettik. Şu yağlıboya tabloda gördüğünüz şahsı tanıyor musunuz acaba?
-aa!! E alper bu. A ah? Nası?
-eşiniz mi?
-eeeee.. yaaanii....
-Yani? Ha.. öyle yani.....
-bi sorun mu var?
-bikaç sorum var...şimdi hanımefendi lafa aniden girmek gibi olacak ama. Biz aslında bu resmi düşüren kadını arıyoruz.
-düşüren derken?
-apartmanın karşısındaki pepsi’ciden çıkarken gördük onu. Ama belli ki acelesi vardı, bizi fark etmediği gibi, taksiye binerken aceleden tabloyu da düşürdü. Hemen koşup tabloyu aldık, pepsi’ciye sorduk ama o, kadını pek tanımadığını söyledi.Her gün gelip, bu apartmanın karşısında oturup bu yağlıboya tabloyu çalışıyormuş. Benim olacaksın benim olacaksın diye söylendiğini duymuş pepsici sadece. Bugün ise tabloyu bitirip, koşa koşa bir kasa pepsi alıp, aceleyle taksiye atlayıp gitmiş.
-nereye?
-bilemiyoruz hanımefendi. Ama pepsici resmi görünce hemen tanıdı. En iyi müşterim bu diye resmi satın almaya çalıştı hatta. dükkana asacakmış. Ciddi de para teklif etti ama.... vermedik tabi. Neyse, sonra buraya yönlendirdi bizi.
-Allah allaaaah.. evet bu resimdeki adam benim kocam. Ama anlamadım ben, siz kadını niye kovalıyordunuz.
-bayan..biz..güççlü kadınlar..derneği..buğulu şarap..kermesi..organizasyon..kurulu..üyesiyiz.. bahsi geçen..kadın..derneğe..yakın zamanda üye olup..önce bir takım..gizemli..tavırlarla..bir kısım espriler..şakalarla..bizleri..kendine alıştırıp..sonra da..bir miktar...eee. neyse detaya gerek yok. Yani kadını.. bulmamız gerek. Şart..‘Kim’.. bu kadın..biz..ciddi bir derneğiz..iz sürdük..Hakkında.. bildiğimiz tek şey..yeşil gözlü..bir sevgilisi..olduğu..ve sonunda onu..kaçırma planı..yaptığı..
-pek birşey anlamadım ama. Bu resimdeki adam alper, benim kanuni yollardan kocam. Gerçi kendisi biraz daha kel burada resmedilenden ama. Neyse, 3-5 tel kılın hesabı olmaz artık. alper yani, gözler, dövme, iyi bi çalışma olmuş üstelik.
-hi hi.. sahi mi. beğendiniz mi?
-nasıl?
-hhşştt..geckalmayanım!!...ee..yani.. geckalmayalım..diyorum..biz kermes çalıştayına.. yetişmek..zorundayız. Aşağıda..dernek üyeleri..bekliyor..üçüm..temmuzum..devam et..
-hanımefendicim kısa keselim, aldığımız duyum bu kadının bu beyle yani kocanız ile ilgili planları olduğu ve ayıptır söylemesi onu bazı uygunsuz biçimlerde de resmettiği. Tabi bizim için önemli olan kadına ulaşmak, yoksa özel hayat bizi ilgilendirmez de..eh. koca sizin olunca sizi ilgilendirir tabi.
-tabi yaa, hem o resimler hakkında en doğru yorumu siz yapabilirsiniz. Yani benim de resim bilgim bir yere kadar.
-eh alper! Eh alper!!!! Bu kaçıncı!!!! Herkese mavi boncuk, her kaleye gol girişimi... biliyordum ben bunun her türlü sanal ve banal ortamda cirit attığını ama. Bu kadar da beklemiyordum. Her gece tıkır tıkır klavye başında. Ağzında bi puro. Kendi kendine konuşmalar, elde gitar şarkılar söylemeler...ben odaya girince hemen bozulmalar..son zamanlarda eski albümleri, resimleri falan da karıştırmaya başlayınca bi tuhaflık var demiştim ama. Sarhoşluğuna veriyordum. Demek sevgilisi varmış ha!
-erkek milleti..kromozomları bozuk.
-nasıl?
-xyler..diyorum..anlatırım sonra.
-üüfff. Bak canım sıkıldı. Sizler de kapıda kaldınız, içeri buyursaydınız.
-yok yok rahatsız etmeyelim sizi de böyle çat kapı. Hem aşağıda arkadaşlar bekliyor.
-rahatsızlık olur mu, lütfen buyurun. Onları da çağırın. Madem konu Alper’e dayanıyor, benim de söyleyeceklerim var. detaylı konuşmak isterim.
-eh iyi madem. Ben haber verip de geleyim.
-tabi, buyrun siz içeri.

(birkaç saat sonra Alper’in evinde. Tüm el işleri, hediyelikler eve dağılmış durumdadır. Kahveler, şaraplar eşliğinde süren sohbet sık sık coşkun kahkahalarla bölünmektedir)

-hahahahaaaaaa.....
-olacak iş değil canım, hi hi hi.....
-doğru söylüyorum hanımlar. Yani bu anlattıklarım gerçek. Ah siz bilmezsiniz tabi benim kocamı. Bi tanısanız Alper’i.
-yaaa..yaaa... kısmet işte. Bigün inşallah.
-tabi tabi. Siz şu aradığınız kadını bi bulun da, onun alperle ilgili olan planları artık benim kontrolümde. Görsün bakalım alper bey, hanım artık eski hanım mı!!!
-çok kanım kaynadı benim sana-sen desem olur değil mi, şu üstündeki kedili tişort mesela. çıtırıma benziyor. ay nasıl sevdim seni.
-İnanın benim de sizlere kanım kaynadı birden. Hayret. İlk kez görüşüyoruz ama, inanır mısınız sanki yıllardır beni de alper’i de tanıyormuşsunuz gibi hissettim.
-xx..farkı..altıncı his..
-bilemiyorum. Ben de böyle birden her şeyi anlatıverdim size ama. Şarabı mı fazla kaçırdım nedir, hahaha. Durun şu resme de tekrar bakayım. Yalnız bunu bana hediye etmeniz ne kadar iyi oldu biliyor musunuz. Alperin eve gece kaçta geldiğinin hiç önemi kalmadı artık. Alır bunu asarım yatak odama. Oohhh.. hem bu alperden daha mı yakışıklı ne. Hahayy
-aa. Ne güzel fikir, benim özgür ruhlu’nun da bir portresini yapayım. aman şey, yaptırayım ben en iyisi. O da çoğunlukla uzaklarda. Hem de daha genç halini mi yaptırsam?
-çıtır..olsun..geç kalmayanım..erkeğin..çıtırı..iyidir..
-doğru söyledin ataletim. Kızlar, erkeklerin çıtır versiyonları için tablo isteyen bana sipariş etsin. Ben yapar, aman yaptırırım sizin için.
-bana da anlayışlı bir sevdicek yaptır Fundacım. Eski sevdicek gibi olmayan, özenli biri olsun.
-yaptırmam mı dolfinim. Sen iste yeter.
-sizin de evi çok dağıttık. Böyle her köşede bi el işiydi, resimdi, fotoğraftı, şaraptı, kadehti, falan derken... kusura bakmayın artık.
-yoo..hiç kusur değil. Üstelik çok da beğendim. Hiçbirine itirazım yok. Hepsi kalabilir. Ee.. ben müsaadenizle bi tuvalete gidip geleyim. Pardon.
-tabi tabi.....

-pişt..kızlar. hazır tuvalete gitmişken. Şu malzemelerin yerini, durumunu bi kontrol edin bakayım. Kameralar uygun yerde mi, uygun açıda mı? tablodakine özellikle dikkat edin, fark edilmesin.
-üçüm temmuzum...geckalmayanım..sizin çantalarda..ne şahaneymiş..içinden bi alper çıkmadı..gizli kamera da..kurduk sayenizde..her yere..akşam..izleyelim bakalım..alperim natifim..bildiğimiz gibi miymiş.. hişt. Geliyor..

-ee. Nerde kalmıştık?
-biz artık müsaade isteyecektik.
-aaa..neden ama. Ne güzel oturuyorduk.
-yok yok. Kermes işleri de aksadı biraz, bu kocanızın da peşindeki kadını yakalayacağız diye. Biraz gidip iş yapalım. Sizi de tanıdık çok memnun olduk.
-ben memnun oldum aslında. Yani, alper’in bi haltlar karıştırdığını da öğrenmiş oldum sayenizde ama. neden bi böyle şen şakrak hallerdeyim onu da bilmiyorum.
-olur öyle bazen. Bi saçma durgunluk, bi saçma keyif. Bizim grup alışık öyle daldan dala zıplamalara. takılmayız biz, nedenini kurcalamayız fazla.
-ne güzel. İmrendim gerçekten.
-kızlar..uzatmadan..artık kaçalım.. ee..tanıştığımıza..memnun olduk..
-evet memnun olduk . hem alper bey hakkında verdiğiniz bilgiler de sanıyoruz ki bu kadını bulmamızda işimize yarayacak. Yani nihayetinde kadın kocanızla ilgileniyor. Herhalde bir şekilde yakalarız onu.
-bir de size bir hediyemiz olacak.
-aa.. ne hediyesi?
- güççlü kadınlar..derneği..buğulu şarap..kermesi..hatıra takvimi..yarın uğrayıp..bırakır..bir arkadaş..
-çok memnun olurum.
-hoşçakalın.
-Güle güle.

-oohhh.. bitti bu iş kızlar. Akşam gizli kamera görüntülerini izledikten sonra, yarın da takvim bırakma bahanesiyle gidip, kameraları toparlarsak, tereyağından kıl çeker gibi halletmiş olucaz.
-kızlar..gerçekten..şu an..durum..olup biteni..gururla izleyen..şaşkın atalet.
-hahahhahaaaa......
-hadi arkadaşlar, gidiyoruz. Akşam tv’de süper bi film var, kaçırmayalım: alpernatif sorguda! Hahayyyy...

(gizli kamera görüntüleri evde olup biteni gözler önüne sermektedir. Hanım’da bariz bir karakter değişikliği vardır.)

-alper! Nereye?
-nası nereye? E çıkıyorum.
-olmaz!
-ne olmaz?
-olmaz, çıkamazsın! Çıktırtmam!
-bak şimdi endişelendim, hakikaten çıkmasam mı? iyi misin sen?
-gayet iyiyim, hatta hiç bu kadar iyi olmamıştım.
-yahu niye çıkamıyorum o zaman, anlamadım ki.
-kıskanıyorum, izin vermiyorum, trip yapıyorum, hatta ısrar edersen ben de gelirim.
-nası yaaa! Hakketten iyi misin sen?
-dur üstüme bişeyler giyeyim, ben de geliyorum. Yalnız biraz bekleticem, zira elbisemin kolunu hemen denk getiremiyorum. Tekini denk getiriyorum da, diğeri biraz zaman alıyor. böyle bir yerden sokar gibi yapıp, hoop öbür tarafa dolandırıp, hemen yanından geçirip... neyse işte....sonunda oluyor, bekle.
-cık cık cık.. kabus mu len bu. Bu ne yaa! Hanım sen iyi misin gerçekten? Ne oldu yahu!!!
-yok bişey olduğu alper. Gözüm açıldı birazcık diyebiliriz. Değiştim. Artık eskisi kadar hoşgörülü, serbest, kıskançlıktan uzak, serbest takılan ve takılmana müsaade eden bir kadın değilim ben. Ben de herkes gibi olmaya karar verdim. 10 yıllık evli çiftlerin standardı neyse, ben de öyle oluyorum artık. Sen de öyle olacaksın! Yoksa çığrından çıkacak bu iş, anladım ben onu!
-(yok yok cin girmiş buna. Hey allahım yalebbim, len ne oldu kadına) hanımcım, manımcım, kafayı mı yedin?
-alper uzatma! Ya beraber çıkıcaz, nereye gideceksen gidicez, ya da beraber evde kalıp tv seyredicez. Karar ver ona göre giyinicem üstümü. Ya girdili çıktılı dolambaçlı elbise, ya kedili tişort. Seç birini.
- eee.. o zaman.. kedili tişörtü alıyım ben. oturalım bari, bi ağırlık bastı üstüme zaten. Hevesim de kalmadı.
-yok bilakis.. Hevesin kursağında kaldı!!!
-(sus alper, cevap verme. Belli bişey olmuş buna. Ayın kaçı bugün yahu. Muayyen gün felan mıydı)
-ne mırıldanıyorsun?
-aaa!!! Ne oluyor yaaa..
-yaa.. alıştın tabi sen değil mi şimdiye kadar. Bi serbestlik, bi bağımsızlık. Karışan görüşen yok. Evli miyiz, ev arkadaşı mıyız belli değil. İstediğin saatte git, istediğin saatte gel. Kimlesin, nerdesin hesap verme. Tatile bile ayrı ayrı gittik de ses çıkartmadım ama...
-ama?
-devran değişti alper bey? Artık iş çıkışı evdesin, hafta sonları da ev işi falan.
-üüüfff... senin ev işlerine mi canın sıkıldı bugün? Çok dağınık da her yer, bi sürü şey çıkmış ortalığa?
-misafirlerim vardı.
-aaa.. kim? Tanıyor muyum?
-yok, tanımazsın.
-hmm.iyi. eh çıkamadık madem, gidip üstümü değiştireyim.
(yatak odası)
-höyy!! Bu resim ne be! Nerden gelmiş bu buraya? Du bakiym..aa...Who’mu? who......
Len? Ben bi tane who biliyorum ama.... Blog husu olmasın bu. Ama.. ama bu resim tarzı.. enteresan.. hmm.bi kokular alıyorum amaa...yok caaaanımm..
-Alpeeeerrrrrr!!!!! Nerde kaldın, ne yapıyorsun, nerdesin?
-üüüffffffffff.................
-hıh, burda mısın? Hadi gel dizi başlıyor?
- ne dizisi ?
-bilmiyorum, hiç izlemedim.
-eeehhh.. yeter ama yaa.. manyak mısın kadın, kontrol manyağı olmalar, hiç izlemediğin diziye kafayı takmalar. Bi birlik beraberlik takıntısı.
-yaaaa. Öyle mi alper bey?
-öyle.
-YOK ÖYLE!!!
-iyykk.. ee tamam karıcım, tamam tatlım, güzel gözlüm, nasıl istersen. E dur ben iki kadeh bişey getireyim içer sakinleşiriz.
-çay koy!
-fiski koysam.
-Alper ÇAY!

(tv karşısı)

-kim bu?
-ne bileyim ben, ilk defa izliyorum işte.
-aferim ama bak ne güzel yemekler yaptı. Sen hiç uğrama mutfağa!! Değiştir kanalı. Hah! Dur, bu kim?
-mutaassıp bacı.
-kiim?
-len ne biliyim ben, bi kadın işte sargılı bürgülü. Samanyolu bura. Ne izleyeceksin ki burda?
-değiştir. Geç geç geç.... dur!
-bu adamı da tanımıyorum, sen sormadan söyliyim dedim.
-yok ben bunu tanıyorum. Neyse sıkıldım, geç.
-üüffff.. inanır mısın ben de sıkıldım. he, bu arada, ne o yatak odasındaki tablo. Tablomu mu yaptırdın sen benim?
-beğendin mi?
-ehh.. nerden çıktı o. Who diye bi ressam mı tanıyorduk.
-sana sormalı? Bi düşün bakalım.
-kim canım o
-hmm. Tanıyorsun yani. İtiraf ettin yani.
-öf ülen! Yok tanımıyorum dedim ya. Hem ben nerden tanıycam, resmi alan gelen sensin.
-hıh! Tanımıyorsun demek. Peki. Yalnız benden sana bir hanım tavsiyesi, bundan sonra pepsi içtiğin yerlere dikkat et Alper. Söylemedi deme.
-pepsi mi! (hmm.. bişeyler biliyor bu. Bişeyler ima ediyor ama..) demem canım, demem!!! Hay dilim tutulsaydı da hiçbişey demeseydim zaten. Yatıyorum ben.
-iyi yat! Ha, alper, unutmadan söyliyim. Yarın işe gitmiyorsun.
-Neeee! Nasıl gitmiyorum ne demek gitmiyorum.
-gitmiyorsun. Zaten iki haftadır hastasın, ne işe ara verdin, ne eğlenceye..hem apartman kalorifer tesisatı bozuk, peteklerde hava var, vana problemli. Evde kal da tamirci mamirci çağır, evle ilgilen hem. Ütü de var!
-yok artık.
-gayetle var artık! Bundan sonra böyle.
-hanımım, manımım, hayatım, ömrüm... ne oldu len sana. Bak korkuyom artık. Kimsin len sen? Kim girdi hanımın içine...
-içimdeki esas kadın dışarı çıktı Alper. Misafirlerim vardı demiştim ya. Ondan sonra oldu. Sebebini anlayamadığım bir kısım değişiklikler hissediyorum kendimde.
-kimdi bu misafirler, bi anlat bakayım.
-tanımazsın ki. Bir grup kadın işte. Hepsi de çok hoş kadınlar. Hiç öylelerini tanımamışsındır sen.
-neden gelmişler?
-ay sana neee!!! SANA NE! Gelmişler işte. Şaşkın bir adamın peşindeki bir kadını arıyorlarmış, yolları buraya düşmüş.
-bak seeeen! Ya resim?
-onu da sana sormalı! Ne biçimlerde kimlere modellik yaptığından haberin vardır herhalde.
-töbe töbe....len kadın imana geldim he! Ne modelliği, ne yapması. İşim olmaz.
-yeter bırak! Ben öğrendim öğreneceğimi. Devran değişti alper. Şimdiye kadarki serbest yaşantın, özel hayatın değişti. Eski hanımı arama artık. Bundan sonra devir benim devrim. Sen şimdi git yat, yarın tamirat, ütü falan derken epey yorulacaksın.
-sen?
-ben iş çıkışı yeni arkadaşlarımla buluşurum belki. Yarın bi arkadaş uğrayacaktı bi takvim bırakmak için. sen ondan adres alır bildirirsin bana.
-takvim mi? ne takvimi.
- güççlü kadınlar derneği buğulu şarap kermesi hatıra takvimi
-(a ha!!! Güçlü kadın. Şarap. Takvim. Who. Tablo. Pepsi... bütün bunlar.... ulen? Yoksa? Tabi yaaa... evdeki dağınıklık, hatundaki değişiklik..a ha!!! Bunlar onlar!!)
-ne mırıldanıyorsun kendi kendine?
-ömrüm, ruhum, canım, hanım, manım... yok bişey. yatmaya gidiyorum ben. Yarında evdeyim tam istediğin gibi. Senin arkadaş da gelsin bakalım. Alırım ben onun ifades... ee şey.. adresini.. sen hiiiiçççç merak etme!

(tv karşısı, kadınlar topluluğu. Sessizlik..)

-iyk!
-öh!
-pfff..
-..
-eee?
-anladı
-yakaladı he.
-e ne yapaciz?
-yarın gidip kameraları toplamamız gerekiyordu?
-alper evde!
-eeee?
-kızlaaar! Bi fikrim var!
-ne?
-birinci projemiz, öyle ya da böyle, başarıyla sonuçlandı denebilir. Hanımla tanıştık, alper’in ev halini izledik. Doğru mu?
-doğruu.
-Evet belki tereyağından kıl çeker gibi bir başarıyla kameraları toplayıp olayı sonuçlandıramadık ama....
-ama?
-aması 2. sezon hikayesi hanımlar. Bu görev başarıyla sonuçlandı. Hanımı bulduk, tanıştık. Bırakalım kameralar fark edilene kadar kalsın orada. Sonrasını yine hep beraber planlarız.

Bu beraberlik ruhu olduktan sonra bizde,
Korksun erkek milleti, kurtulmaz elimizden kimse!!
Kafiyeye uygun oldu, devam edeyim o halde,
Teşekkürler sunalım, insin perde!!!!

İmza:
hem yazar hem şair
Yetenekte sınır tanımayan saklanbaç
Peeeehhh!!!!!

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tarih: 11:46, 3/12/2008
Yorum yaz

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->